16 Temmuz 2012 Pazartesi

Kahvehâne kültürünün tekâmülü

Ülkemizdeki beyin fırtınasından dolayı,  - nazar değmesin - her gün siyasî bir kuram oluşturuyor, yeni bir çözüm yolu buluyor, yeni bir ülke kurup, yine bir ülke deviriyor, kahvehâne kültürünü gazetelerde, sosyal medya denilen soyut platformlarda bi'güzel yaşatıyoruz. İşin dedi-kodu boyutu ve asparagas yanıysa kahvehâne kültürünün geldiği son nokta. Türkiye'de yapılan gazeteciliğin / habercilik anlayışının ( siyasî haberciliği kastediyorum ) kulaktan dolma ve sahaya inmeden yapılan  " Şu öyle demiş " gıybetinden  ve " böyle takım mı olur " Hikmet Karaman'cılığından fazla da farkı yok. Siyasî olarak vasatın vasatı olan bir ülkede, halka doğru bilgiyi vermek ve siyasetçileri de konformizmden uzaklaştırmakla yükümlü olan insanların, bazen siyasîlerle olan yakın ilişkileri ( gerçi bunu patronları istiyor ), bazen de üşengeçliklerinden dolayı, işi habercilik olmayan insanların da yapabildiği ' bu böyledir ' kolaycılığına kaçmaları, aslında siyasetle haşır neşir olduğu varsayılan insanlar meydana getirmiyor, aksine apolitize olmuş ama bunun farkında olmayan insanlar topluluğu hâline gelmemize yardımcı oluyor.




9 Temmuz 2012 Pazartesi

Sehpa


sehpa
mecburuz ikimiz de aynı sehpayı kaldırmaya 
bizdeki bu nefis oldukça 
ömrüm verimli değil, sürekli tutukluk yapıyor, 
namlumu da temizlediğİmi sandım, müstekbir ideolojiler ömrümü kısaltıyor  
en ince damarlara kapiller diyoruz, 
sürekli aynı öyküden dem vuruyoruz 
kanım, damarlarda dolaşmıyor artık,
herhâlde kendimizi avutuyoruz 
kemendimi bir tek sana bağladım, 
mübadelede yanıma sadece ben’i aldım 
ben’i sana teslim etmek istiyorum  
sehpayı, zor günler için yanıma aldım

5 Temmuz 2012 Perşembe

Memet Baydur'un bir oyunundan seçmece

" düşününce elleri ağrıyan insanlar vardır ya. sen de onlardansın işte.
bir uçurumun kıyısında vals yapan insanlardır onlar.
ayakları bir sürçse, yanlış bir adım, geriye dönük ufak bir dalgınlık yeter o çığlığın içine yuvarlanıp yitmelerine....  ama sürçmez ayakları, yanlış bir adım atmazlar, küçücük olsun bir dalgınlık göstermezler ve... devam ederler o çığlığın kenarında vals yapmaya. düşününce elleri ağrıyan insanlar.
beyaz bir duvarın üstünde kayar gibi uzaklaşan gölgeler... "


1 Temmuz 2012 Pazar

Tavsiyeler ( 140 - 168 )

en başta kendim için yazmıştım, toplu hâlde yazmak herhâlde en iyisi. twitter kafayı yediğinden, kaçta kaldığımı bulamadım. twitter kendine geldiğinde eski tavsiyeleri de burayı aktarırım. umarım. umdum, oldu.

 not : doğaçlama olarak ve şimdi yazılmıştır.

tavsiyeler no. 140 : oyalandığımız dünya, oyalanmaya değsin.

tavsiyeler  no. 141 : İnsanları güldürmek için türlü şaklabanlıklar yapan, en sonunda maymun muamelesi görür. maymun olmayalım.

tavsiyeler no. 142 : dost, dostun yongasıdır. kredi kartı geçmez. hakiki dost edinelim.

tavsiyeler no. 143 : Allah'ın rahmetiyle tecelli etmesi için, duâ edelim. bir bilenin dediği gibi ; ' adliyle tecelli ederse yanarız. '

tavsiyeler no. 144 : reformistlere ve akıl tapıcılarına aldanmayın.

tavsiyeler no. 145 : yaz günleri geldi, nasreddin hocayı haksız çıkarmak için , pencere açık yatmayın.

tavsiyeler no. 146 : zulüm asla galebe çalamayacaktır, bir şey istisnâ; zulme lâyık olmayalım.

tavsiyeler no. 147 : gönül dediğimiz bütün âzaların karargâhı; aklı da yöneten kalptir. bunu bilmeyen aklınla gönlünü kontrol etmeye çalışır. gönlümüzü temiz tutalım.

tavsiyeler no. 148 : anladık, çok hırslısın, iyi bir konumdasın, zekîsin, ama muhtaçsın. muhtaç olan, muhtaç olduğuna kulluk etsin. Eğer muhtaç değilsen, bu dünyada yaşama.

tavsiyeler no. 149 : İllâ bir takımı tutacaksanız, beşiktaş'ı tutun.

tavsiyeler no. 150 : Tembellik kadar tembel bir şey yok, ama çalışkanlığı, mal toplayıp, gösteriş yapmak adına kullanmayın.

tavsiyeler no. 151 : herkese hakkınızı helâl edin. bir bilenin dediği gibi; " İşimiz ahirete kalırsa, alacaklı giden borçlu çıkabilir. "

tavsiyeler. no. 152 : mazlum her zaman bedduâ edebilir; israil'in siyonist yönetimine bedduâ etmek mecburîdir. bedduâ edelim. duâyla bir şey değişmez diyen, Allah'ı tanımıyor demektir.

tavsiyeler no. 153 : imgelere hapsolmayın. gölgeye kayıtsız inanan, gölgeyi bi'halt zanneder.

tavsiyeler no. 154 : siyaseti siyasetçilere bırakmayın.

tavsiyeler no. 155 : en büyük ışığın karanlığı delmesi için, küçük ışıkları söndürün.

tavsiyeler no. 156 : Big lebowski, ne big lebowski, biz olmayalım big lebowski.

tavsiyeler no. 157 : peri kızı diye iltifatta bulunmayın. peri farsçada cin mânâsına gelmektedir.

tavsiyeler no. 158 : doktorların her dediğini yapalım mı, yapmayalım mı bilmiyorum. şimdi de fazla su içmeyin demişler.

tavsiyeler. no. 159 : penaltı atarken kalecinin gözlerine bakın.

tavsiyeler no. 160 : zorla instagram olmaz. anlayabileni uyarın. ( ben meselâ anlayışlı değilim )

tavsiyeler no. 161 : radara yakalanmayın.

tavsiyeler no. 162 : bir yerlerden gitmesini bilin, bilelim, bildim.

tavsiyeler no. 163 : çocukla çocuk olun.

tavsiyeler no. 164 : Mimarî olarak rezil bir hâldeyiz, şehircilik ve mimarî  demek insanları kente ve anlamsız binalara hapsetmek olmamalı. mimarîyi önemseyin.

tavsiyeler no. 165 : insanların hatalarını affedin.

tavsiyeler no. 166 : müslüman olmanın kıymetini bilelim.- ki bu nimet elden gitmesin.

tavsiyeler no. 167 : sıradaki olmamak için sıranızı savın.

tavsiyeler no. 169 : din varken, felsefeye hiç mi hiç ihtiyaç yoktur. felsefeye dalmayın.